Yatırımcı Dostu Teşvik Düzenlemeleri Geliyor

TBMM

Türkiye’yi küresel bir yatırım merkezi haline getirme hedefiyle hazırlanan ve 15 maddeden oluşan yeni kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilerek yasalaşma sürecinde kritik bir aşamayı geride bıraktı. Yatırımcı dostu bir iklim oluşturmayı amaçlayan bu kapsamlı düzenleme, ihracattan teknogirişimlere, kamu borçlarının yapılandırılmasından yurt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına kadar geniş bir yelpazede vergi teşvikleri ve kolaylıklar sunuyor. Yeni dönemin en dikkat çekici maddelerinden biri, doğrudan ihracat yapan kurumlar için vergi oranının yüzde 9’a düşürülmesi ve transit ticarette tam vergi muafiyeti sağlanması oldu.

Ekonomik istikrarı desteklemek adına Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, borçlarını ödemekte zorlanan mükelleflere önemli bir nefes alanı açılıyor. Buna göre, borcun vadesinde ödenmesinin borçluyu çok zor duruma düşüreceği hallerde, teminat gösterilmesi şartıyla kamu alacakları 72 aya kadar taksitlendirilebilecek. Özellikle küçük ve orta ölçekli borçluları korumak amacıyla, 1 milyon lirayı aşmayan borçlarda teminat şartı tamamen kaldırılırken, bu tutarın üzerindeki borçlarda ise sadece aşan kısmın yarısı kadar teminat talep edilecek. Cumhurbaşkanı’na bu sınırları ve oranları değiştirme konusunda geniş yetkiler verilerek uygulamanın esnekliği artırıldı.

Düzenleme, yurt dışındaki sermayenin Türkiye’ye çekilmesi için de devrim niteliğinde adımlar içeriyor. Veraset ve İntikal Vergisi’nde yapılan değişiklikle, yurt dışı kazançları gelir vergisinden muaf tutulan kişilerin Türkiye’deki veraset yoluyla intikallerinde vergi oranı yüzde 1 gibi sembolik bir düzeye indiriliyor. Ayrıca, son üç yıl içinde Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin, Türkiye’ye yerleşmeleri halinde yurt dışından elde edecekleri kazançlar tam 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak. Bu kişilerin geçmişte Türkiye’den elde ettikleri gayrimenkul veya menkul sermaye iratlarının bulunması bu haktan yararlanmalarına engel olmayacak; bu kazançlar için beyanname verilmeyeceği gibi, yabancı ülkelerde ödenen vergiler Türkiye’deki vergilerden mahsup edilmeyecek.

Teknoloji ekosistemi ve “teknogirişim” şirketleri de paket kapsamında özel olarak destekleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen kriterlere uyan teknogirişim şirketlerinde çalışanlara bedelsiz veya indirimli verilen pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnasında üst sınır, çalışanın yıllık brüt ücretinin iki katına çıkarılıyor. Bu hisselerin elde tutulma sürelerine göre kademeli bir vergi sistemi getirilerek, personelin şirkette kalması teşvik ediliyor; paylar 6 yılın sonunda elden çıkarılırsa vergi muafiyeti en üst seviyeye ulaşıyor. Ayrıca, “Teknogirişim” rozetli halka açık olmayan şirketlerin sermaye artırım süreçleri kolaylaştırılıyor ve kuluçka merkezlerindeki dijital şirketler kuruluşlarından itibaren üç yıl boyunca oda ve borsa aidatlarından muaf tutuluyor.

Türkiye’yi bir hizmet ihracat üssü yapma stratejisi doğrultusunda “nitelikli hizmet merkezi” kavramı mevzuata ekleniyor. En az üç ülkede faaliyeti olan ve hasılatının büyük kısmını yurt dışından elde eden bu merkezlerde çalışan personelin ücretlerine, asgari ücretin belirli katlarına kadar gelir vergisi istisnası getiriliyor. İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) ise bu avantajlar daha da genişletilerek, personel istisnaları ve kurumlar vergisi indirimleri daha yüksek oranlarda uygulanacak. Özellikle transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi şartıyla, bu kazançlara yüzde 95 ile yüzde 100 arasında değişen oranlarda vergi indirimi sağlanacak. İFM’deki finansal kuruluşların kurumlar vergisi muafiyeti 2047 yılına kadar uzatılırken, harç muafiyetleri de 20 yıla çıkarılıyor.

Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla “Varlık Barışı” benzeri bir düzenleme ile yurt dışındaki veya yurt içinde kayıt dışı kalmış varlıkların ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka ve aracı kurumlara bildirilen para, altın ve menkul kıymetler, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirildiğinde vergi incelemesine konu olmayacak. Bu varlıkların Türkiye’deki hesaplarda tutulma süresine göre yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi alınacak. 5 yıl boyunca devlet borçlanma senetlerinde tutulan varlıklardan hiç vergi alınmazken, sürenin kısalmasıyla vergi oranı kademeli olarak artacak. Bildirilen bu varlıklar üzerinden ödenen vergiler gider yazılamayacak ve olası zarar durumları vergi matrahından düşülemeyecek; ancak bildirilen tutarlar, başka nedenlerle yapılan vergi incelemelerinde bulunan matrah farklarından mahsup edilebilecek.