Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin bisiklet ve motosiklet sektöründe güçlü bir üretim kapasitesine ve altyapısına sahip olduğunu belirterek, “Hızla büyüyen bu pazarda yerli ve özgün üretim kapasitesini artıracak destek ve teşvikler sunuyoruz. Yatırım teşviklerimizle, motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık.” dedi.
Bakan Kacır, Motobike İstanbul Motosiklet ve Aksesuarları Fuarı ile Eurobike İstanbul Bisiklet ve Aksesuarları Fuarının açılış törenine katıldı.
Konuşmasında, otomotivde yakalanan sıçramayı mobilitenin tüm alanlarına yayacak adımları atmayı sürdürdüklerini belirten Kacır, iki fuarın bisiklet, e-mobilite ve motosiklet ekosisteminin önde gelen aktörlerini İstanbul’da bir araya getirdiğini ifade etti.
Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
AKTİF SANAYİ POLİTİKASI: Dünya, derin bir yapısal dönüşümün ve çok katmanlı krizlerin içinden geçiyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel ekonomik düzen; bizzat mimarı olan ülkeler tarafından dahi artık kabul görmüyor. Liberal ekonomi terk ediliyor. Yerelde üretim, dostlardan ve komşulardan tedarik yaygınlaşıyor. Tüm dünyada kamu otoriteleri, stratejik gördükleri sektörleri korumak ve öz yeterliliklerini güçlendirmek için daha aktif sanayi politikası yürütüyor.
YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLER:Yenilikçi teknolojilere yön verenler; bu alanlarda oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti, uluslararası ticaret ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için bir kaldıraç olarak değerlendiriyor. Türkiye olarak bu dönüşümün işaretlerini erken dönemde okuyan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; planlı sanayileşme öncelik veren ve katma değerli üretimi güçlü şekilde destekleyen bir ülkeyiz. Ülkemizi, küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık.
İHRACAT KAPASİTESİ:2002’de 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini, 246 milyar dolara yükselttik. Geleneksel ihracat pazarlarımızda rekabet gücümüzü artırarak, yeni ticaret ortaklıkları tesis ederek ve ürün çeşitliliğimizi genişleterek ihracat kapasitemizi büyüttük. 2002’de 36 milyar dolar düzeyinde olan ürün ihracatımızı, geçtiğimiz yıl 273,5 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta, ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke haline geldi. Oluşturduğumuz güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla askerî insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz.
SERİ ÜRETİM:Yine alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbinleri üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız. Bu tablo; mühendislerimizin, girişimcilerimizin, araştırmacılarımızın ve elbette sanayicilerimizin eseridir. Elbette bu kazanımları kalıcı kılmak ve teknolojide yaşanan paradigma değişimlerini ülkemiz adına fırsata dönüştürmek önceliğimiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iddiası, iradesi ve liderliğiyle hayata geçirdiğimiz Togg; otomotiv sektörünün yeni mobiliteye dönüşümüne yön verme kararlılığımızın göstergesi. 2023’ten bu yana seri üretime hız kesmeden devam eden markamız, 100 bine yakın aracı yollarla buluşturdu.
AVRUPA PAZARI:Almanya’ya gerçekleştirdiği ihracatla Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa pazarına taşıdı. Otomotivde yakaladığımız muazzam sıçramayı mobilitenin her dalına yayacak adımları da atmayı sürdürüyoruz. Bilhassa bisiklet ve motosiklet sektöründe güçlü bir üretim kapasitesine ve altyapıya sahibiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, hızla büyüyen bu pazarda yerli ve özgün üretim kapasitesini artıracak destekler ve teşvikler sunuyoruz. Yatırım teşviklerimizle, motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık.
YATIRIMA TEŞVİK:Geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik. Teşvik mimarimizin ana unsurlarından olan Teknoloji Hamlesi programıyla; motosiklet ve bisiklet değer zincirindeki katma değerli ürünler için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bir destek mekanizması sunduk. Yerli üreticilerimizin rekabetçiliği ve sürdürülebilir üretim altyapısı için öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleşmesini hızlandıracak Yeşil ve Dijital Dönüşüm Programlarını devreye aldık.
YERLİ ÜRETİCİ:Sektörümüzün Euro 5 ve Euro 5+ düzenlemelerine uyumu için hayata geçirdiğimiz yapısal düzenlemelerle yerli üreticimizi haksız rekabete karşı koruduk, üretim altyapımızın ileri standartlara uyumunu hızlandırdık. Mobilite uygulamalarının önemli bir diğer gelişim alanı da elektrikli scooterlar. Bu kapsamda elektrikli scooterların üretiminde dikkate alınacak yerlilik esaslarını sektörümüzle istişare ederek belirledik ve yayımladık. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlememize göre e-scooter üretici belgesi alınabilmesi için batarya, şaşi, motor, anakart, gömülü yazılım, IoT cihazı ve fren sistemi gibi kritik aksamlarda yerlilik şartları arıyoruz. Bugün otomotiv sektöründe tanıklık ettiğimiz köklü ve sarsıcı dönüşüm, aslında mobilitenin tüm modlarını kuşatan devasa bir dalga niteliğinde. Zira iklim değişikliği, artan kent nüfusu, değişen tüketim alışkanlıkları; daha esnek, daha erişilebilir ve daha çevreci ulaşım çözümlerini zorunlu kılıyor.
MOBİLİTE:Geleneksel iki tekerlekli araçlar; yerini nesnelerin internetiyle birbirine bağlı, batarya teknolojileriyle güçlendirilmiş ve otonom sistemlerle entegre elektrikli bisiklet, elektrikli motosiklet gibi akıllı mikro mobilite çözümlerine bırakıyor. E-ticaretteki devasa genişleme ve “hızlı teslimat” modellerinin yaygınlaşması; şehir içi lojistikte, son kilometre taşımacılığında motosiklet ve bisiklet tabanlı yeni nesil mobilite çözümlerinin kullanımının yaygınlaşmasını beraberinde getiriyor.
BATARYA TEKNOLOJİLERİ:Batarya teknolojilerindeki ilerlemeler ise; menzil, şarj süresi, enerji verimliliği ve kullanım güvenliği bakımından iki tekerlekli mobilite araçlarını daha cazip, erişilebilir ve yaygın hale getiriyor. Artık motosiklet ve bisikletlerin; yeşil dönüşümün, akıllı şehir vizyonunun ve yeni nesil ulaşım ağlarının ayrılmaz parçaları haline geldiğini söylemek mümkün. Bu dönüşüm yalnızca ulaşım alışkanlıklarını değil, üretim yapısını, yatırım eğilimlerini ve ekonomik değer zincirlerini de yeniden şekillendiriyor.
E-BİSİKLET:Projeksiyonlar halihazırda 20 milyar dolar seviyesinde olan e – bisiklet pazarının 2030’a kadar 90 milyar dolara ulaşabileceğine işaret ediyor. Benzer tabloyu elektrikli motosiklet pazarında da görüyoruz. Bizler, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerini zamanında okuyabilen ve değerlendirebilen bir ülke olarak sektördeki kabiliyetlerimizi güçlendirecek bir potansiyele sahibiz. Sektörün ana aktörlerinden beklentimiz; bu dönüşüm sürecini ıskalamamaları ve yatırım stratejilerini bu doğrultuda planlamaları. Ayrıca tedarik zincirindeki diğer paydaşlara da bu süreçte rehberlik ederek yan sanayi oyuncularını yeni döneme hazırlıklı hale getirmelerini temenni ediyoruz.
TEDARİK ZİNCİRLERİ:Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, biz bu vizyoner dönüşümün her aşamasında girişimcimizin ve sanayicimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkemiz sunduğu güçlü üretim alt yapısıyla, genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla yeni yatırımlar için en güvenli limandır. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tesis ettiğimiz serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkânı sağlıyoruz. Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumumuz, güçlü lojistik bağlantılarımız ve gerçekleştirdiğimiz dev ulaştırma yatırımları sayesinde; ülkemiz küresel üretim, ticaret ve tedarik zincirlerinin stratejik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM:Genç, dinamik, öğrenmeye açık ve yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip insan kaynağımız en kıymetli varlığımız. Önümüzdeki dönemde yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi motosiklet ve bisiklet üretiminde de yüksek katma değerli, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı inşa etmeye hep birlikte devam edeceğiz. Özellikle sektörde düzenlemelerin sahada etkin şekilde uygulanması konusunda, hem adil rekabetin sağlanması hem insanımızın can güvenliğinin muhafaza edilmesi hususunda Bakanlık teşkilatımız, Türk Standardları Enstitümüz, İçişleri Bakanlığımız ve tüm diğer paydaşlarımızla çok daha sıkı bir koordinasyonda olmak adına önümüzdeki dönemde sahada daha güçlü varlık sağlayacağız.
Kaynak: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı




