Küresel ticaretin gelişmesiyle birlikte büyük üreticiler, ihtiyaç duydukları ham maddeleri, ara malları, parçaları, ekipmanları ve hizmetleri dünyanın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren tedarikçilerden temin etmektedir. Otomotiv, savunma sanayisi, makine, elektronik, beyaz eşya, kimya, tekstil, medikal ürünler ve benzeri sektörlerde faaliyet gösteren uluslararası şirketler; kaliteli, sürdürülebilir, hızlı ve güvenilir üretim gerçekleştirebilen tedarikçilerle uzun vadeli iş birlikleri kurmaktadır. Türkiye’de üretim yapan şirketler de sahip oldukları üretim kapasitesi, teknik bilgi birikimi ve coğrafi avantajları sayesinde bu küresel tedarik ağlarında önemli fırsatlar elde edebilmektedir.
Küresel Tedarik Zinciri Desteği, Türkiye’de yerleşik imalatçı şirketlerin bu fırsatları değerlendirebilmesi amacıyla sunulan önemli ihracat desteklerinden biridir. Destek programı, işletmelerin yalnızca ürünlerini yurt dışına satmasına değil, uluslararası ana sanayi kuruluşlarının doğrudan ve düzenli tedarikçisi hâline gelmesine katkı sağlamayı amaçlar. Bu doğrultuda şirketlerin üretim altyapısını geliştirmesi, kalite seviyesini yükseltmesi, teknolojik dönüşüm sağlaması, uluslararası standartlara uyum göstermesi ve tedarik süreçlerini güçlendirmesi desteklenir.
Programın temel bileşenlerinden biri Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Projesi’dir. Bu proje kapsamında şirketlerin küresel ölçekte faaliyet gösteren firmalara tedarik sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu makine, ekipman, donanım ve yazılım yatırımları desteklenebilir. Üretim hattının geliştirilmesi, kapasitenin artırılması, kalite kontrol sistemlerinin kurulması, üretim süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve verimlilik sağlayan teknolojilerin işletmeye kazandırılması proje kapsamına alınabilecek çalışmalar arasında yer alır.
Şirketlerin uluslararası müşteriler tarafından talep edilen teknik ve kalite standartlarına ulaşabilmesi için eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanması da önemlidir. Bu nedenle çalışanların yetkinliğini geliştirmeye yönelik eğitimler, üretim ve kalite yönetimi danışmanlıkları, kurumsal kapasite geliştirme hizmetleri ve bilgi sistemleri yönetimine ilişkin çalışmalar destek kapsamına dâhil edilebilir. İşletmenin ihtiyaçlarına göre hazırlanan projenin somut hedeflere, ölçülebilir çıktılara ve uygulanabilir bir bütçeye sahip olması gerekir.
Uluslararası tedarikçi olabilmenin en önemli şartlarından biri, üretilen ürünlerin belirli standartlara uygunluğunun belgelenmesidir. Küresel firmalar, tedarikçilerinden sektöre özel kalite belgeleri, teknik sertifikalar, ürün testleri ve doğrulama raporları talep edebilir. Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Projesi kapsamında sertifikasyon, test, analiz ve ürün doğrulama giderleri de desteklenebilmektedir. Böylece işletmeler, ürünlerinin hedef pazardaki teknik düzenlemelere ve müşteri beklentilerine uygunluğunu daha kolay kanıtlayabilir.
Yetkinlik projesi kapsamında uygun bulunan giderlerin yüzde 50’si, iki yıllık proje süresi boyunca belirlenen üst limite kadar karşılanabilmektedir. Bir şirket bu destekten yalnızca bir kez yararlanabilir. Bu nedenle proje hazırlanırken işletmenin orta ve uzun vadeli hedeflerinin doğru belirlenmesi, ihtiyaç duyulan yatırımların bütüncül biçimde değerlendirilmesi ve destek bütçesinin verimli kullanılması büyük önem taşır.
Başvuruların değerlendirilmesi sırasında şirketin mevcut üretim yetkinliği, finansal performansı, organizasyonel yapısı, bilgi sistemleri yönetimi, insan kaynağı ve ihracat hedefleri incelenir. Şirketin küresel tedarik zincirlerine girme potansiyeli, proje kapsamında gerçekleştireceği faaliyetlerin gerekliliği ve yatırımların işletmenin genel stratejisiyle uyumu dikkate alınır. Bu nedenle yalnızca makine veya ekipman alımına dayanan bir başvuru yerine, şirketin küresel tedarikçi olma hedefini açıkça ortaya koyan kapsamlı bir proje hazırlanmalıdır.
Küresel Tedarik Zinciri Desteği kapsamında sunulan bir diğer önemli imkân, yurt dışı kira ve depolama giderlerine yönelik destektir. Özellikle yabancı ülkelerde faaliyet gösteren ana sanayi firmalarına orijinal parça üreten veya tedarik eden şirketler için ürünlerin müşteriye yakın bir noktada depolanması önemli bir rekabet avantajı sağlar. Yurt dışında depo bulundurmak; teslimat sürelerinin kısaltılması, lojistik maliyetlerinin yönetilmesi, stok sürekliliğinin sağlanması ve müşteri taleplerine daha hızlı cevap verilmesi açısından şirketlerin tedarikçi konumunu güçlendirebilir.
Kira ve Depolama Giderleri Desteği kapsamında yurt dışındaki depo birimlerinin kira giderleri ile depolama hizmetlerine ilişkin uygun harcamaların yüzde 50’si desteklenebilmektedir. Destek süresi dört yıl olup yıllık üst limit ilgili mevzuat kapsamında belirlenmektedir. Hedef ülkelere yönelik faaliyetlerde ilave destek oranları uygulanabilmekte ve belirli şartlarda destek oranı yüzde 70 veya yüzde 75 seviyesine ulaşabilmektedir. Şirketler en fazla 25 yurt dışı birim için destekten yararlanabilir.
Kira ve depolama desteğine başvurmadan önce ilgili birim için ön onay alınması gerekir. Şirketin başvuru tarihinde en az bir yıldır faaliyette bulunması ve yurt dışındaki ana sanayi kuruluşlarına orijinal parça üreten veya tedarik eden bir işletme olması beklenir. Ön onay alınmadan gerçekleştirilen kira veya depolama giderlerinin destek kapsamına alınmaması söz konusu olabileceğinden başvuru takviminin doğru planlanması önemlidir.
Küresel Tedarik Zinciri Desteğinden Türkiye’de üretim yapan, ürünlerini uluslararası pazarlara sunan ve küresel firmalara tedarik sağlayan veya sağlama potansiyeli bulunan imalatçı şirketler yararlanabilir. Üretim kabiliyetini geliştirmek, yeni teknolojilere yatırım yapmak, uluslararası kalite standartlarını karşılamak ve yabancı ana sanayi firmalarıyla uzun vadeli iş birlikleri kurmak isteyen işletmeler açısından program önemli fırsatlar sunar.
Başvuru süreci ön değerlendirme, proje hazırlama, gerekli olması hâlinde ön onay başvurusu, resmi başvuru, Bakanlık değerlendirmesi, onay ve uygulama aşamalarından oluşur. Başvurular Destek Yönetim Sistemi üzerinden gerçekleştirilir. Süreç içerisinde şirketin faaliyet belgeleri, mali verileri, üretim kapasitesi, ihracat bilgileri, proje bütçesi, proforma faturaları ve gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin açıklayıcı dokümanlar talep edilebilir.
Projenin Bakanlık tarafından onaylanmasının ardından şirketin faaliyetleri onaylanan proje ve bütçe doğrultusunda gerçekleştirmesi gerekir. Harcamaların destek süresi içerisinde yapılması, ödemelerin mevzuata uygun yöntemlerle gerçekleştirilmesi ve giderlere ilişkin faturaların, banka belgelerinin ve diğer kanıtlayıcı dokümanların saklanması önemlidir. Destek ödemeleri, uygun harcamaların gerçekleştirilmesi ve ödeme başvurularının incelenmesi sonrasında yapılır.
Küresel tedarik zincirlerine dâhil olmak, işletmelere yalnızca ihracat gelirlerini artırma fırsatı sunmaz. Uluslararası firmalarla çalışmak; üretim kalitesinin yükselmesine, kurumsal süreçlerin gelişmesine, teknolojik dönüşümün hızlanmasına ve şirketin farklı pazarlarda tanınmasına katkıda bulunur. Düzenli sipariş imkânı, uzun vadeli müşteri ilişkileri ve uluslararası referanslar, şirketin yeni müşterilere ulaşmasını kolaylaştırabilir.
Teşvik Akademi olarak şirketlerin Küresel Tedarik Zinciri Desteğine uygunluğunu değerlendiriyor, ihtiyaç duyulan yatırım ve faaliyetlerin belirlenmesine yardımcı oluyor ve başvuru sürecinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesine yönelik profesyonel danışmanlık sunuyoruz. Şirketin mevcut üretim kapasitesini, ihracat hedeflerini ve uluslararası tedarikçi olma potansiyelini inceleyerek uygulanabilir bir proje yol haritası oluşturuyoruz.
Proje dosyasının hazırlanması, bütçenin oluşturulması, giderlerin doğru sınıflandırılması, gerekli belgelerin temin edilmesi, DYS başvurusunun gerçekleştirilmesi ve ödeme taleplerinin hazırlanması süreçlerinde işletmelere rehberlik ediyoruz. Kira ve depolama desteğinde ise ön onay gerekliliklerinin değerlendirilmesi, yurt dışı birimin uygunluğunun incelenmesi ve destek dönemi boyunca gerekli belgelerin takip edilmesi konularında sürecin kontrollü ilerlemesini sağlıyoruz.
Küresel pazarlarda kalıcı bir tedarikçi olmak, doğru yatırımların yapılmasını ve profesyonel bir proje yönetimini gerektirir. Teşvik Akademi’nin uzman desteğiyle şirketinizin üretim yetkinliğini geliştirebilir, uluslararası müşterilerin taleplerine daha hızlı uyum sağlayabilir ve destek programının sunduğu imkânlardan etkin biçimde yararlanabilirsiniz.