Türkiye’nin teknolojik üretim kapasitesini artırması, dış ticaret açığını azaltması ve küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşması için yüksek katma değerli ürünlerin yerli imkânlarla üretilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle kimya, ilaç, tıbbi cihaz, elektronik, makine, elektrikli teçhizat, ulaşım araçları, kritik ham maddeler ve ileri malzemeler gibi alanlarda dışa bağımlılığın azaltılması, ekonomik ve stratejik açıdan öncelikli hedefler arasında yer almaktadır.
Teknoloji Hamlesi Programı, bu hedef doğrultusunda hazırlanmış kapsamlı bir destek mekanizmasıdır. Program yalnızca bir yatırım teşvik uygulaması değildir. Ar-Ge çalışmalarından üretim tesisinin kurulmasına, makine ve teçhizat yatırımlarından nitelikli personel istihdamına, finansman maliyetlerinden ürünün ticarileştirilmesine kadar projenin farklı aşamalarını bütünleşik biçimde desteklemeyi amaçlar.
Programın en önemli özelliklerinden biri yatırım teşvikleri ile TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerinin aynı proje kapsamında birlikte değerlendirilebilmesidir. Böylece şirketler, geliştirmeyi ve üretmeyi planladıkları stratejik bir ürün için yalnızca makine veya tesis yatırımında değil, ürünün Ar-Ge, test, doğrulama, prototip geliştirme ve ticarileştirme aşamalarında da kamu desteklerinden yararlanabilir.
Teknoloji Hamlesi Programına başvurular çağrı esaslı olarak alınır. Her çağrı belirli sektörleri, ürün gruplarını, GTİP kodlarını, kritik ham maddeleri ve yenilikçi teknoloji alanlarını kapsar. Bir yatırım projesinin programa sunulabilmesi için üretilecek ürünün veya geliştirilecek teknolojinin ilgili çağrının kapsamına ve Öncelikli Ürün Listesine uygun olması gerekir.
Program kapsamında açıklanan çağrılar, Türkiye’nin stratejik ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir. İleri Malzeme Teknolojileri ve Kritik Hammaddeler Çağrısı ile Biyoteknoloji ve Sürdürülebilir Yaşam Teknolojileri Çağrısı, yeni dönemin önemli başlıkları arasında yer almaktadır. Bu çağrılarda ileri malzemeler, kritik mineraller, biyoteknolojik ürünler, gıda teknolojileri, iklim çözümleri, afet teknolojileri ve akıllı yaşam uygulamaları gibi farklı alanlar destek kapsamına alınabilir.
Programa Türkiye’de yerleşik sermaye şirketleri başvurabilir. Limited ve anonim şirketler, KOBİ veya büyük ölçekli olmalarına bakılmaksızın uygun çağrılara proje sunabilir. Program Türkiye’nin bütün illerini kapsadığından yatırımın belirli bir bölgede gerçekleştirilmesi şartı bulunmaz. Bununla birlikte yatırımın yapılacağı bölge, uygulanabilecek bazı desteklerin süresini ve kapsamını etkileyebilir.
Başvuru süreci, çağrı duyurusunun ve ilgili ürün listesinin yayımlanmasıyla başlar. Şirketin üretmeyi planladığı ürünün çağrı kapsamında bulunması hâlinde ön başvuru dosyası hazırlanır. Bu aşamada yatırım konusu, ürünün teknik özellikleri, mevcut üretim kapasitesi, proje hedefleri, tahmini yatırım tutarı ve şirketin mali yapısı hakkında bilgiler sunulur.
Ön başvuru, çağrı kriterlerine uygunluk yönünden incelenir. Projenin öncelikli ürünle ilişkisi, teknolojik seviyesi, yatırımın niteliği ve başvuru sahibinin projeyi gerçekleştirme kapasitesi değerlendirilir. Ön değerlendirmeyi başarıyla geçen firmalar kesin başvuru yapmaya davet edilir.
Kesin başvuru aşamasında ayrıntılı teknik ve mali fizibilite hazırlanması gerekir. Ürünün pazar büyüklüğü, ithalat ve ihracat verileri, yatırım kapasitesi, üretim yöntemi, teknoloji seviyesi, makine ihtiyacı, finansman planı, istihdam hedefi, yerli katkı oranı ve ticarileşme yaklaşımı başvuru dosyasında açıklanır. Projenin ülke ekonomisine ve stratejik hedeflere sağlayacağı katkı somut verilerle ortaya konulmalıdır.
Başvuru dosyası, Ön Değerlendirme Komisyonu tarafından teknik, sektörel ve ekonomik açıdan incelenir. Eksik veya geliştirilmesi gereken konular bulunması hâlinde şirkete revizyon süresi verilebilir. Revizyonların süresi içerisinde ve değerlendirme kriterlerine uygun şekilde tamamlanması başvurunun ilerleyebilmesi açısından önemlidir.
Uygun bulunan projeler bağımsız değerlendirme sürecine alınır. Bakanlık tarafından görevlendirilen Bağımsız Değerlendirme Firması, şirketin üretim tesisini ve teknik altyapısını yerinde inceleyebilir. Firmanın mali kapasitesi, organizasyon yapısı, üretim yetkinliği, proje ekibi, makine altyapısı ve yatırımın gerçekleştirilebilirliği değerlendirilerek ayrıntılı bir rapor hazırlanır.
Komite değerlendirmesinde projenin teknolojik yenilik seviyesi, ülkenin ihtiyaçlarıyla uyumu, cari açığın azaltılmasına sağlayacağı katkı, pazar potansiyeli, üretim kapasitesi, ihracat fırsatları ve yerli üretim kabiliyeti birlikte değerlendirilir. Program yalnızca yeni bir tesis kurulmasına değil, ülke açısından stratejik değer taşıyan ürünlerin sürdürülebilir şekilde üretilmesine odaklanır.
Desteklenmesine karar verilen projeler için yatırım teşvik belgesi düzenlenir. Belge kapsamında uygun makine ve teçhizat alımlarında KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti uygulanabilir. Vergi indirimi sayesinde yatırımcı, belirlenen yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar daha düşük kurumlar vergisi ödeyebilir.
SGK primi işveren hissesi desteği, yatırımın gerçekleştirildiği bölgeye göre farklı sürelerde uygulanabilir. Altıncı bölgede gerçekleştirilen yatırımlarda daha uzun destek süreleri söz konusu olabilir. SGK işçi hissesi desteği ise yalnızca ilgili bölge ve program şartlarının sağlandığı yatırımlarda uygulanır.
Faiz veya kâr payı desteği, yatırım için kullanılacak kredilerin finansman yükünü azaltmayı amaçlar. Program kapsamında uygun görülen yatırımlarda belirlenen oran ve üst limit dâhilinde faiz veya kâr payı desteği sağlanabilir. Bu destek, yüksek tutarlı makine, tesis ve teknoloji yatırımlarının daha uygun finansman koşullarıyla gerçekleştirilmesine katkıda bulunur.
Makine desteği, programın önemli avantajlarından biridir. Belirli birim fiyatın üzerindeki uygun makine ve teçhizat harcamalarının bir bölümü, belirlenen üst limite kadar nakden ve geri ödemesiz şekilde desteklenebilir. Bu destekten yararlanılabilmesi için makine ve teçhizatın onaylanan yatırım projesiyle doğrudan ilişkili olması gerekir.
Program kapsamında nitelikli personel desteği de sağlanabilir. Yatırımın teknolojik faaliyetlerinde görev alacak uzman personelin brüt ücretlerinin belirli bir bölümü, programda belirlenen süre ve üst limitler dâhilinde desteklenebilir. Böylece şirketlerin yalnızca fiziksel yatırım yapması değil, projeyi yürütecek yetkin insan kaynağını oluşturması da teşvik edilir.
Projenin Ar-Ge niteliği taşıyan bölümü TÜBİTAK 1511 Programı kapsamında desteklenebilir. Makine ve teçhizat, personel, seyahat, yazılım, malzeme, danışmanlık ve hizmet alımı gibi proje giderleri şirketin ölçeğine göre farklı oranlarda hibe desteğine konu olabilir. KOBİ’lerde destek oranı daha yüksek uygulanırken büyük ölçekli şirketlerde farklı destek oranları ve bütçe üst limitleri kullanılabilir.
KOBİ niteliğindeki işletmeler, proje kapsamındaki bazı giderler için KOSGEB desteklerinden de yararlanabilir. Personel giderleri, bağımsız değerlendirme hizmetleri ve programda belirlenen diğer harcamalar geri ödemeli veya geri ödemesiz olarak desteklenebilir. Uygun şartlarda erken ödeme imkânı da sağlanabilir.
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında desteklenen ürünler Öncelikli Ürün Listesinde sınıflandırılır. Kimya sektöründe petrokimya ürünleri, ileri kimyasallar ve kompozit malzemeler; ilaç sektöründe etken maddeler ve biyoteknolojik ilaçlar; sağlık alanında görüntüleme cihazları, implantlar ve diğer tıbbi cihazlar liste kapsamında değerlendirilebilir.
Elektronik ve optik ürünlerde mikroçipler, sensörler, devre kartları ve ileri elektronik bileşenler öne çıkabilir. Elektrikli teçhizat alanında elektrik motorları, batarya sistemleri ve enerji ekipmanları; makine sektöründe CNC tezgâhları, robotik sistemler ve otomasyon teknolojileri destek kapsamında yer alabilir.
Ulaşım araçları ve parçalarında elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, güç aktarma sistemleri ve akıllı mobilite çözümleri değerlendirilebilir. Kritik ham maddeler alanında dışa bağımlılığın yüksek olduğu ve tedarik güvenliği açısından stratejik kabul edilen girdilerin yerli üretimi veya işlenmesi desteklenebilir.
Yapay zekâ, nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri malzemeler, dijital üretim ve akıllı sistemler gibi yenilikçi teknoloji alanları da programın temel odakları arasındadır. Başvurunun yalnızca ürün koduna uygun olması yeterli değildir. Projenin teknoloji düzeyi, üretim yöntemi, yerlileştirme etkisi ve rekabet avantajı da ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.
Destek kararı sonrasında yatırım, onaylanan proje planına göre uygulanır. Şirketler yatırım sürecindeki ilerlemeyi düzenli raporlarla Bakanlığa bildirir. Makine listesi, yatırım kapasitesi, proje süresi veya finansman planında değişiklik yapılması gerektiğinde ilgili revizyon başvurularının zamanında gerçekleştirilmesi gerekir.
Yatırım tamamlandığında projede belirlenen kapasite, yerli katkı oranı, üretim miktarı, istihdam ve ihracat hedefleriyle fiili gerçekleşmeler karşılaştırılır. Performansın belirlenen seviyenin altında kalması durumunda bazı desteklerin azaltılması, iptal edilmesi veya kullanılan desteklerin geri alınması söz konusu olabilir. Bu nedenle başvuru aşamasında gerçekçi ve ulaşılabilir hedeflerin belirlenmesi önemlidir.
Teşvik Akademi olarak yatırım fikrinizin Teknoloji Hamlesi çağrılarına ve Öncelikli Ürün Listesine uygunluğunu değerlendiriyoruz. Ürünün GTİP kodu, teknoloji seviyesi, ithalat bağımlılığı, pazar potansiyeli ve üretim kabiliyeti analiz edilerek projeye özel bir başvuru stratejisi oluşturuyoruz.
Teknik ve mali fizibilitenin hazırlanması, yatırım bütçesinin oluşturulması, makine ve teçhizat planlaması, yerli katkı ve kapasite hesaplamaları, pazar analizleri ve başvuru belgelerinin sisteme girilmesi süreçlerinde profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Bağımsız değerlendirme ve komite süreçlerinde şirketin teknik savunmaya hazırlanmasına yardımcı oluyoruz.
Destek kararı sonrasında yatırım teşvik belgesi, TÜBİTAK ve KOSGEB süreçlerinin birbiriyle uyumlu şekilde yürütülmesini sağlıyoruz. Revizyon, süre uzatımı, ilerleme raporları, ödeme başvuruları, performans izleme ve proje kapanışı işlemlerinde işletmenize uçtan uca rehberlik ediyoruz.
Teknoloji Hamlesi Programı, stratejik bir ürünün yerli üretimini planlayan şirketlere yalnızca mali avantaj sunmaz. Program; Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesine, teknolojik bağımsızlığın güçlendirilmesine, yeni istihdam oluşturulmasına, ihracatın artırılmasına ve küresel pazarlarda rekabet gücü kazanılmasına katkı sağlar. Teşvik Akademi’nin uzman desteğiyle yatırımınızı doğru çağrı ve destek modeli içerisinde yapılandırabilir, programın sunduğu avantajlardan etkili biçimde yararlanabilirsiniz.