Banka Borcu Yapılandırılırken Ödeme Planı Nasıl Belirlenir?

Banka Borcu Yapılandırılırken Ödeme Planı Nasıl Belirlenir?

Banka borcu yapılandırılırken ödeme planı nasıl belirlenir? sorusu, kredi taksitlerini ödemekte zorlanan ve Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) seçeneğini değerlendiren şirketler açısından büyük önem taşır. Borç yapılandırmasında yalnızca kredi vadesinin uzatılması yeterli değildir. Şirketin faaliyetlerini sürdürebileceği, işletme sermayesi ihtiyacını karşılayabileceği ve aynı zamanda banka borçlarını düzenli şekilde ödeyebileceği sürdürülebilir bir ödeme planı oluşturulmalıdır.

FYY ödeme planı hazırlanırken şirketin toplam banka borcu, mevcut kredi vadeleri, faiz yükü, satışları, tahsilat yapısı, işletme sermayesi ihtiyacı ve gelecek dönem nakit akışı birlikte değerlendirilir. Amaç mümkün olan en düşük taksiti oluşturmak değil, şirketin gerçekten yerine getirebileceği finansal yapıyı kurmaktır.

Banka Borcu Yapılandırmasında Ödeme Planı Nedir?

Ödeme planı, yeniden yapılandırılan kredi borcunun hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda geri ödeneceğini gösteren finansal takvimdir.

Plan içerisinde anapara taksitleri, faiz veya kâr payı ödemeleri, toplam dönemsel ödeme tutarları ve varsa farklı ödeme dönemleri gösterilebilir.

Finansal Yeniden Yapılandırmada ödeme planının temel amacı, bankanın alacağını belirli bir takvime bağlarken şirketin faaliyetlerini devam ettirebilmesine imkan veren sürdürülebilir borç servis yapısı oluşturmaktır.

Ödeme Planı Belirlenirken İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?

İlk aşamada şirketin tüm banka ve finansal kuruluş borçları konsolide edilmelidir. Yalnızca başvuru yapılan bankaya olan kredi borcunun incelenmesi yeterli değildir.

Her banka için kalan anapara, faiz veya finansman maliyeti, mevcut vade, aylık taksit, nakdi ve gayrinakdi riskler ve teminatlar ayrı ayrı belirlenmelidir.

Leasing ve faktoring gibi diğer finansal kuruluş yükümlülükleri de şirketin nakit akışını etkiliyorsa analize dahil edilmelidir.

Böylece şirketin mevcut durumda aylık ve yıllık olarak ne kadar finansal borç ödemesi yaptığı net biçimde görülebilir.

1. Şirketin Gerçek Nakit Akışı Hesaplanmalıdır

Ödeme planının temelini şirketin nakit akışı projeksiyonu oluşturmalıdır. Şirketin satışlarından elde ettiği muhasebe kârı ile bankalara ödeme yapabileceği nakit aynı şey değildir.

Örneğin şirket yüksek ciro yapıyor olabilir ancak müşterilerine 120 gün vade veriyorsa satışların önemli bölümü henüz tahsil edilmemiş olabilir. Buna karşılık personel, tedarikçi, vergi ve kredi ödemelerinin daha erken yapılması gerekebilir.

Bu nedenle ödeme planı hazırlanırken satıştan çok tahsilat zamanlamasına bakılmalıdır.

2. Borç Servis Kapasitesi Belirlenmelidir

Borç servis kapasitesi, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli nakit çıkışlarını karşıladıktan sonra banka ve finansal kuruluş borçlarına ayırabileceği tutardır.

Basit ifadeyle şirketin tahsilatlarından hammadde, personel, işletme giderleri, vergiler, işletme sermayesi ve zorunlu yatırım ihtiyaçları düşüldükten sonra kalan nakit finansal borç ödemelerinde kullanılabilir.

Örneğin şirketin yıllık gerçek borç ödeme kapasitesi 50 milyon TL iken mevcut kredi planının yıllık 100 milyon TL ödeme gerektirmesi, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını gösterebilir.

Yeni ödeme planının şirketin 50 milyon TL seviyesindeki gerçek kapasitesine göre oluşturulması gerekir.

3. Vade Şirketin Ödeme Kapasitesine Göre Belirlenmelidir

Banka borcu yapılandırmasında vade, ödeme planını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Vade uzadıkça dönemsel anapara taksitleri genellikle azalır. Ancak daha uzun vade toplam finansman maliyetini artırabilir.

Bu nedenle yalnızca “mümkün olan en uzun vadeyi almak” doğru bir finansal hedef değildir.

Şirketin gelecekteki nakit üretme kapasitesi hesaplandıktan sonra farklı vade senaryoları karşılaştırılmalıdır. Örneğin 3 yıl, 4 yıl ve 5 yıllık planların dönemsel taksitleri, faiz maliyetleri ve şirketin dönem sonu nakit bakiyesi ayrı ayrı analiz edilebilir.

4. Ödemesiz Dönem Gerekli mi Analiz Edilmelidir

Finansal sıkıntı içerisindeki bazı şirketlerin yapılandırmanın hemen ardından yüksek anapara taksitlerine başlaması mümkün olmayabilir.

Şirketin üretim hacmini yeniden artırması, stoklarını tamamlaması veya tahsilat döngüsünün normale dönmesi için belirli bir süre gerekebilir. Bu durumda ödemesiz dönem seçeneği değerlendirmeye alınabilir.

Ancak ödemesiz dönem şirket açısından ücretsiz bir süre olarak görülmemelidir. Uygulanacak finansman koşullarına göre bu dönemde oluşacak faiz veya diğer maliyetlerin toplam borç üzerindeki etkisi mutlaka hesaplanmalıdır.

5. Taksit Sıklığı Şirketin Faaliyet Döngüsüne Uygun Olmalıdır

Her şirketin nakit yaratma düzeni aynı değildir. Düzenli aylık satış yapan bir işletmede aylık taksitler uygun olabilirken, sezonluk çalışan bir şirkette farklı ödeme periyotları daha uygulanabilir olabilir.

Örneğin tarım, turizm veya belirli dönemlerde yüksek satış yapan sektörlerde şirket yılın bazı aylarında önemli nakit üretirken diğer dönemlerde daha düşük tahsilat yapabilir.

Bu nedenle FYY taksit sıklığının şirketin gerçek faaliyet ve tahsilat döngüsüyle uyumlu olması ödeme planının sürdürülebilirliğini artırabilir.

6. Faiz Oranı Ödeme Planına Dahil Edilmelidir

Yapılandırmada yalnızca anapara taksitlerinin hesaplanması yeterli değildir. Faiz veya kâr payı ödemelerinin de nakit akışı üzerindeki etkisi dikkate alınmalıdır.

Aynı anapara ve vadede farklı faiz oranları toplam geri ödeme tutarını önemli ölçüde değiştirebilir.

Bu nedenle alternatif yapılandırma senaryoları hazırlanırken her senaryoda anapara, faiz ve toplam dönemsel ödeme ayrı gösterilmelidir.

Özellikle değişken faizli yapılarda faiz oranlarının yükselmesi halinde şirketin ödeme kapasitesinin nasıl etkileneceği stres testleriyle incelenmelidir.

7. İşletme Sermayesi Banka Taksitlerine Feda Edilmemelidir

Banka borcu yapılandırmasında yapılan önemli hatalardan biri, şirketin elde edeceği bütün nakdin kredi taksitlerine ayrılabileceğinin varsayılmasıdır.

Şirket üretime devam etmek için hammadde almak, çalışanlarına ödeme yapmak, stok tutmak ve müşterilerine belirli vadeler vermek zorundadır.

Ödeme planı şirketin işletme sermayesini tamamen tüketirse firma birkaç ay içerisinde tekrar kredi ihtiyacı yaşayabilir.

Bu nedenle sürdürülebilir banka borcu yapılandırması, şirketin faaliyetlerini finanse edecek yeterli işletme sermayesini bırakmalıdır.

8. Gelecekteki Yatırımlar Dikkate Alınmalıdır

Şirketlerin bazı yatırımları ertelenebilirken bazı yatırımlar üretimin devamı açısından zorunlu olabilir.

Makine bakımı, zorunlu kapasite yenilemeleri, bilgi teknolojileri veya mevzuat gereği yapılması gereken yatırımlar nakit akışına dahil edilmelidir.

Tüm yatırım harcamalarının sıfır varsayıldığı bir ödeme planı kâğıt üzerinde uygulanabilir görünmesine rağmen gerçek hayatta sürdürülemeyebilir.

9. Varlık Satışı ile Borç Azaltımı Değerlendirilebilir

Şirketin ana faaliyetleri için gerekli olmayan gayrimenkul veya diğer varlıklarının satılması planlanıyorsa elde edilecek kaynak banka borçlarının azaltılmasında kullanılabilir.

Örneğin varlık satışından sağlanacak kaynakla belirli miktarda anapara kapatılması halinde yeni ödeme planındaki taksitlerin ve faiz maliyetinin nasıl değişeceği hesaplanabilir.

Ancak henüz kesinleşmemiş bir satış bedelinin fizibiliteye kesin nakit kaynağı olarak yazılması doğru değildir. Satış zamanı ve beklenen net tahsilat gerçekçi varsayımlarla modellenmelidir.

10. Sermaye Desteğinin Etkisi Hesaplanmalıdır

Şirket ortaklarının sağlayacağı yeni sermaye de ödeme planını güçlendirebilir.

Sermaye desteği doğrudan banka borcunun azaltılmasında kullanılabileceği gibi işletme sermayesine aktarılıp şirketin yeni kredi ihtiyacının azaltılmasını da sağlayabilir.

Bu nedenle ortakların sağlayabileceği finansal katkı varsa FYY fizibilitesinde ayrı senaryo olarak değerlendirilmelidir.

Ödeme Planı Aylık mı Olmalıdır?

Her yapılandırma için tek bir standart ödeme sıklığı bulunduğunu söylemek doğru değildir. Şirketin faaliyet yapısı ve uygulanacak FYY modeli dikkate alınmalıdır.

Küçük Ölçekli FYY uygulamasında taksitlerin aylık olması temel yaklaşım olmakla birlikte, sektörel fon yaratma imkanları dikkate alınarak daha uzun taksit aralıkları değerlendirilebilir.

Büyük Ölçekli FYY’de ise ödeme yükümlülüklerinin vade ve tutarları şirketin fizibilitesi ve Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu ile gerçekleştirilen müzakereler doğrultusunda sözleşmeye bağlanabilir.

Küçük Ölçekli FYY’de Vade Ne Kadar Olabilir?

Mevcut TBB Küçük Ölçekli FYY Çerçeve Anlaşmasında yapılandırma dönemi için azami 60 aylık vade öngörülmektedir.

Ancak bu durum FYY’ye giren her şirkete otomatik olarak 60 ay vade verileceği anlamına gelmez. Vade yapısının hazırlanan fizibiliteye göre belirlenmesi esastır.

Ayrıca belirli şartlar dahilinde azami 12 aya kadar anapara ve faiz ödemesiz dönem öngörülebilmektedir.

Bu sınırlar Küçük Ölçekli uygulamaya özgü olduğundan Büyük Ölçekli FYY ile karıştırılmamalıdır.

Büyük Ölçekli FYY’de Ödeme Planı Nasıl Belirlenir?

Büyük Ölçekli FYY uygulamasında şirketin geri ödeme planı Alacaklı Kuruluşlar Konsorsiyumu (AKK) içerisindeki müzakereler sonucunda belirlenir.

Şirketin fizibilitesi, borç ve varlık dengesi, işletme sermayesi ihtiyacı, teminatları ve gelecekteki nakit yaratma kapasitesi değerlendirilerek geri ödeme yükümlülüklerinin vade ve tutarları oluşturulur.

Üzerinde gerekli karar mekanizmaları çerçevesinde mutabakata varılan vade, ödeme tutarları ve fiyatlandırma koşulları Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinde (FYYS) düzenlenir.

Balon Ödeme Kullanılabilir mi?

Bazı yapılandırmalarda borcun daha büyük bir bölümünün ödeme planının son dönemlerine bırakılması gündeme gelebilir. Bu yöntem uygulamada “balon ödeme” olarak adlandırılabilir.

Ancak yüksek tutardaki son ödemenin yalnızca gelecekte yeni kredi alınacağı varsayımına dayanması ciddi risk oluşturabilir.

Balon ödemenin kaynağı varlık satışı, tahsil edilecek önemli bir alacak, sermaye girişi veya şirketin ilerleyen yıllarda artması beklenen nakit üretimi gibi açıklanabilir bir finansal kaynağa dayanmalıdır.

Ödeme Planında Stres Testi Nasıl Yapılır?

Şirketin yalnızca baz senaryoda borçlarını ödeyebiliyor olması yeterli olmayabilir. Satışların düşmesi veya tahsilatların gecikmesi halinde ödeme planının ne ölçüde dayanıklı olduğu da test edilmelidir.

Örneğin aşağıdaki durumlar modellenebilir:

  • Satışların tahminlerin yüzde 10 altında kalması,
  • Tahsilat sürelerinin 30 gün uzaması,
  • Brüt kâr marjının gerilemesi,
  • Faiz oranlarının artması,
  • Döviz kurlarının şirket aleyhine değişmesi,
  • İşletme sermayesi ihtiyacının beklenenden yüksek gerçekleşmesi.

Bu senaryolarda şirket hemen ciddi ödeme açığı veriyorsa planın yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Bankaya Nasıl Bir Ödeme Planı Sunulmalıdır?

Bankalara sunulan ödeme planının yalnızca bir vade ve taksit tablosundan oluşmaması gerekir.

Talep edilen ödeme yapısının arkasında satış, kârlılık, tahsilat, işletme sermayesi ve nakit akışı varsayımlarını içeren güçlü bir FYY fizibilitesi bulunmalıdır.

Şirket neden ilk yıl daha düşük ödeme yapıyor? İkinci yılda ödemeler neden artıyor? Varlık satışı hangi tarihte gerçekleşecek? İlave finansman hangi nakit akışını oluşturacak? Bu soruların finansal model içerisinde açıklanabilmesi gerekir.

Ödeme Planı Hazırlanırken En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

En önemli hatalardan biri yalnızca bankanın talep ettiği taksit tutarına göre plan hazırlamak ve şirketin gerçek ödeme kapasitesini ikinci plana atmaktır.

Bir diğer hata mümkün olan en uzun vadenin otomatik olarak en avantajlı seçenek olduğunu düşünmektir. Uzayan vade finansman maliyetini önemli ölçüde artırabilir.

İşletme sermayesi ihtiyacını dikkate almamak, vergi ve yatırım ödemelerini unutmak, satış ile tahsilatı aynı dönemde göstermek ve stres testi yapmamak da ödeme planlarının başarısız olmasına neden olabilecek önemli hatalardır.

FYY Ödeme Planı Hazırlığında Profesyonel Danışmanlık

Banka borcu yapılandırma ödeme planı hazırlamak, kredi taksitlerini matematiksel olarak daha uzun vadeye yaymaktan ibaret değildir. Şirketin faaliyetlerinden elde edeceği gerçek nakdin hesaplanması ve tüm finansal yükümlülüklerin aynı model içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Teşvik Akademi olarak Finansal Yeniden Yapılandırma danışmanlığı kapsamında şirketlerin banka, leasing, faktoring ve diğer finansal kuruluş borçlarının analiz edilmesi, mevcut borç servis yükünün hesaplanması, nakit akışı ve fizibilite projeksiyonlarının hazırlanması, alternatif vade ve faiz senaryolarının oluşturulması, işletme sermayesi ihtiyacının belirlenmesi ve bankalara sunulabilecek sürdürülebilir FYY ödeme planlarının modellenmesi konularında danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

Şirketinizin mevcut banka taksitleri nakit akışınızın üzerinde kalıyor ve borçlarınızı hangi vade ve ödeme planıyla sürdürülebilir hale getirebileceğinizi analiz etmek istiyorsanız, Finansal Yeniden Yapılandırma ödeme modelinizi hazırlamak için Teşvik Akademi ile iletişime geçebilirsiniz.

Not: Vade, faiz, ödemesiz dönem ve taksit yapısına ilişkin koşullar şirketin tabi olduğu FYY uygulamasına ve yürürlükteki Çerçeve Anlaşmaya göre değişebilir. Fiili başvuru öncesinde güncel TBB düzenlemeleri ve ilgili alacaklı kuruluşların değerlendirmeleri ayrıca dikkate alınmalıdır.