Finansal Yeniden Yapılandırmada nakit akışı projeksiyonu nasıl hazırlanır? sorusu, FYY başvurusu yapmayı planlayan şirketlerin üzerinde en fazla durması gereken finansal konulardan biridir. Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) kapsamında bankalar açısından yalnızca şirketin mevcut borçlarının büyüklüğü değil, yapılandırma sonrasında bu borçları hangi kaynaklarla ve hangi vadelerde ödeyebileceği önem taşır.
Bu nedenle FYY nakit akışı projeksiyonu, şirketin gelecekte gerçekleştireceği tahsilatlar ile faaliyet, yatırım, vergi ve finansman ödemelerini dönemler itibarıyla göstererek gerçek borç ödeme kapasitesini ortaya koymalıdır. Sağlıklı hazırlanmış bir nakit akışı modeli, talep edilen vadenin ve ödeme planının neden gerekli olduğunu bankalara sayısal verilerle açıklamaya yardımcı olur.
FYY Nakit Akışı Projeksiyonu Nedir?
Nakit akışı projeksiyonu, şirketin belirli bir gelecek dönem içerisinde ne kadar nakit girişi sağlayacağını ve ne kadar nakit çıkışı gerçekleştireceğini tahmin eden finansal modeldir.
Gelir tablosundan farklı olarak nakit akışı, satışın veya giderin muhasebeleştirildiği tarihten çok paranın gerçekten tahsil veya ödendiği tarihe odaklanır.
Örneğin şirket ocak ayında 20 milyon TL satış yapmış ancak müşterilerine 90 gün vade vermiş olabilir. Bu satış gelir tablosunda ocak ayında görünürken nakit tahsilatı nisan ayında gerçekleşebilir. FYY açısından kredi taksidinin ocak ayında ödenmesi gerekiyorsa şirketin muhasebe kârından çok ocak ayındaki gerçek nakit bakiyesi önemlidir.
Nakit Akışı FYY Sürecinde Neden Önemlidir?
FYY’nin temel amaçlarından biri, borçları yeniden yapılandırılan şirketin yeniden geri ödeme kapasitesi kazanmasını sağlamaktır. Bu kapasitenin ölçülmesinde en önemli araçlardan biri nakit akışı projeksiyonudur.
Şirket kârlı göründüğü halde yüksek stok, uzun müşteri vadeleri veya kısa tedarikçi ödeme süreleri nedeniyle sürekli nakit açığı yaşayabilir.
Bu nedenle FYY ödeme planı hazırlanırken yalnızca gelir tablosundaki net kâr veya FAVÖK rakamına bakılması yeterli değildir. Şirketin borç taksitlerinin ödeme tarihlerinde yeterli nakde sahip olup olmayacağı ayrıca hesaplanmalıdır.
1. Başlangıç Nakit Bakiyesi Belirlenmelidir
Nakit akışı modelinin ilk satırlarından biri şirketin projeksiyon başlangıcındaki kullanılabilir nakit bakiyesi olmalıdır.
Kasa ve banka bakiyeleri belirlenirken gerçekten kullanılabilir olan tutarların dikkate alınması önemlidir. Bloke hesaplar veya belirli yükümlülüklere tahsis edilmiş kaynaklar serbest nakit gibi değerlendirilmemelidir.
Doğru başlangıç nakit bakiyesi kullanılmazsa modelin sonraki tüm dönemlerindeki nakit pozisyonu yanıltıcı hale gelebilir.
2. Satış Tahminleri Gerçekçi Şekilde Hazırlanmalıdır
FYY nakit akışının temel girdilerinden biri gelecek dönem satış tahminidir. Ancak fizibiliteyi olumlu göstermek amacıyla aşırı iyimser satış rakamları kullanılması doğru değildir.
Satış projeksiyonu hazırlanırken geçmiş dönem performansı, mevcut siparişler, sözleşmeler, üretim kapasitesi, sektör koşulları, fiyat artışları ve müşteri portföyü dikkate alınmalıdır.
Mümkünse satış artışının ne kadarının miktar artışından, ne kadarının fiyat değişiminden kaynaklandığı ayrıca analiz edilmelidir.
3. Satış ile Tahsilat Birbirinden Ayrılmalıdır
Nakit akışı projeksiyonunda en sık yapılan hatalardan biri satışın yapıldığı ay ile tahsilatın gerçekleştiği ayı aynı kabul etmektir.
Örneğin şirket müşterilerine ortalama 90 gün vade veriyorsa mart ayında yapılan satışların önemli bölümü haziran ayında tahsil edilebilir.
Bu nedenle satış projeksiyonu oluşturulduktan sonra müşteri bazında veya ortalama tahsilat vadelerine göre ayrı bir tahsilat planı hazırlanmalıdır.
Gecikmiş alacaklar ve tahsilat riski bulunan müşteriler için de daha ihtiyatlı varsayımlar kullanılmalıdır.
4. Hammadde ve Ticari Mal Ödemeleri Modellenmelidir
Şirketin satış yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu hammadde, ticari mal ve diğer üretim girdilerinin nakit etkisi ayrıca hesaplanmalıdır.
Tedarikçilerin verdiği ödeme vadeleri burada kritik öneme sahiptir. Şirket müşterisinden 120 günde tahsilat yapıyor ancak tedarikçisine 30 günde ödeme yapıyorsa aradaki 90 günlük dönem için önemli miktarda işletme sermayesine ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle satın alma miktarları ile tedarikçi ödeme tarihleri birbirinden ayrılarak nakit akışına doğru dönemlerde yansıtılmalıdır.
5. Personel ve Faaliyet Giderleri Eklenmelidir
Şirket faaliyetlerini sürdürebilmek için personel ücretleri, kira, enerji, lojistik, bakım, sigorta ve diğer operasyonel giderleri ödemek zorundadır.
Bu giderlerin yalnızca yıllık toplam olarak değil, mümkün olduğunca ödeme gerçekleşecek dönemlerde modele dahil edilmesi gerekir.
Özellikle mevsimsel çalışan şirketlerde bazı aylarda faaliyet giderlerinin önemli ölçüde yükselmesi nakit ihtiyacını artırabilir.
6. Vergi ve Kamu Ödemeleri Unutulmamalıdır
FYY nakit akışında yapılan önemli hatalardan biri vergi ve diğer kamu ödemelerinin eksik modellenmesidir.
KDV, stopaj, SGK ödemeleri, kurumlar vergisi taksitleri ve şirketin faaliyet yapısına göre ortaya çıkan diğer yasal nakit çıkışları projeksiyona dahil edilmelidir.
Bu ödemelerin göz ardı edilmesi şirketin bankalara ayırabileceği nakdin olduğundan yüksek görünmesine neden olur.
7. İşletme Sermayesi İhtiyacı Hesaplanmalıdır
İşletme sermayesi, Finansal Yeniden Yapılandırmada nakit akışının en kritik unsurlarından biridir.
Ticari alacaklar, stoklar ve tedarikçi borçları arasındaki denge şirketin faaliyetlerini sürdürebilmek için ne kadar kaynağa ihtiyaç duyduğunu belirler.
Şirket büyüdükçe işletme sermayesi ihtiyacının da büyüyebileceği unutulmamalıdır. Örneğin satışların yüzde 30 artırılması daha fazla stok tutulmasını ve müşterilere daha fazla ticari kredi verilmesini gerektiriyorsa büyüme şirket açısından başlangıçta ek nakit ihtiyacı oluşturabilir.
Bu nedenle “ciro artarsa nakit otomatik olarak artar” varsayımı FYY fizibilitesinde ciddi hatalara yol açabilir.
8. Yatırım Harcamaları Nakit Akışına Eklenmelidir
Şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için gerekli bakım yatırımları, makine yenilemeleri veya zorunlu kapasite yatırımları bulunabilir.
FYY projeksiyonunda bütün yatırımların sıfırlanacağını varsaymak gerçekçi olmayabilir. Üretimin sürdürülebilmesi için zorunlu olan yatırım harcamalarının nakit akışında yer alması gerekir.
Buna karşılık zorunlu olmayan yeni yatırımların FYY dönemi içerisinde ertelenip ertelenemeyeceği de değerlendirilmelidir.
9. Mevcut Finansal Borç Ödemeleri Ayrı Gösterilmelidir
Şirketin banka, leasing, faktoring ve diğer finansal kuruluşlara olan mevcut ödemeleri ayrı bir borç servis tablosunda gösterilmelidir.
Her finansal kuruluş için anapara taksitleri, faiz veya finansman giderleri ve ödeme tarihleri belirlenerek mevcut durumdaki toplam finansal nakit çıkışı hesaplanmalıdır.
Böylece şirketin neden mevcut ödeme planını sürdüremediği rakamsal olarak görülebilir.
10. FYY Sonrası Alternatif Ödeme Planları Modelleştirilmelidir
Mevcut nakit akışı çıkarıldıktan sonra farklı FYY yapılandırma senaryoları hazırlanmalıdır.
Örneğin kredi borçlarının 3 yıl, 5 yıl veya daha farklı vadelerde yapılandırılması halinde yıllık ve aylık borç servis yükünün ne kadar olacağı hesaplanabilir.
Her senaryoda şirketin dönem sonu nakit bakiyesi kontrol edilmelidir.
Bir ödeme planı şirketi sürekli negatif nakitte bırakıyorsa, yalnızca bankalar tarafından kabul edilebilir görünmesi o planı sürdürülebilir hale getirmez.
FYY Borç Servis Kapasitesi Nasıl Hesaplanır?
Borç servis kapasitesi, şirketin faaliyetlerini devam ettirmek için gerekli nakit çıkışlarını karşıladıktan sonra finansal kuruluşlara ödeme yapmak için ayırabileceği kaynak olarak düşünülebilir.
Basitleştirilmiş olarak şu mantık kullanılabilir:
Faaliyetlerden Gelen Nakit – İşletme Sermayesi İhtiyacı – Zorunlu Yatırımlar – Vergi ve Diğer Zorunlu Ödemeler = Borç Servisine Ayrılabilir Nakit
Gerçek finansal model şirketin yapısına göre çok daha ayrıntılı olabilir. Ancak temel amaç, bankalara önerilecek taksitlerin şirketin gerçek nakit üretme kapasitesinin üzerinde olmamasıdır.
Nakit Akışı Aylık mı, Yıllık mı Hazırlanmalıdır?
FYY mevzuatı açısından bütün şirketler için tek bir standart dönem yapısından söz etmek doğru değildir. Ancak uygulamada kısa vadeli likidite sorunlarını görebilmek için özellikle ilk dönemlerde aylık nakit akışı hazırlanması oldukça faydalıdır.
Daha uzun dönemler için üç aylık veya yıllık projeksiyonlarla model devam ettirilebilir.
Özellikle ilk 12-24 ayın aylık olarak modellenmesi, hangi aylarda nakit açığı oluşacağını ve ödeme planındaki hangi taksitlerin şirketi zorlayacağını daha net gösterebilir.
Nakit Akışında Minimum Kasa Bakiyesi Bırakılmalı mı?
Şirketin dönem sonundaki bütün nakdini banka taksitlerine aktardığını varsaymak çoğu durumda gerçekçi değildir.
İşletmenin günlük faaliyetlerini sürdürebilmesi için belirli bir minimum işletme nakdi bulundurması gerekebilir.
Bu tutar şirketin büyüklüğüne, sektörüne, maaş ve tedarikçi ödeme düzenine göre değişir.
FYY ödeme planı hazırlanırken şirketin her dönem sıfır nakitle faaliyet göstereceği varsayımı yerine operasyonel güvenlik marjı bırakılması daha sürdürülebilir bir yaklaşım olabilir.
FYY Nakit Akışında Stres Senaryosu Nasıl Hazırlanır?
Bankalara yalnızca şirket yönetiminin en iyimser beklentisini gösteren tek bir nakit akışı sunmak yerine farklı senaryoların test edilmesi faydalıdır.
FYY stres senaryosu kapsamında örneğin aşağıdaki varsayımlar kullanılabilir:
- Satışların tahmin edilenden yüzde 10-20 daha düşük gerçekleşmesi,
- Brüt kâr marjının gerilemesi,
- Müşteri tahsilatlarının 30-60 gün gecikmesi,
- Hammadde veya enerji maliyetlerinin yükselmesi,
- Faiz oranlarının beklenenden yüksek kalması,
- Döviz kurlarında şirket aleyhine değişim yaşanması,
- İşletme sermayesi ihtiyacının artması.
Bu koşullar altında şirketin ödeme planını ne ölçüde sürdürebildiği değerlendirilmelidir.
Döviz Kredileri Nakit Akışında Nasıl Gösterilmelidir?
Döviz cinsinden borcu bulunan şirketlerde kur riski FYY nakit akışının önemli unsurlarından biridir.
Şirketin gelirleri TL, finansal borçları döviz cinsindeyse kur değişimleri gelecekteki taksitlerin TL karşılığını önemli ölçüde değiştirebilir.
Bu nedenle döviz gelirleri ve döviz borçları ayrı takip edilmeli, kullanılan kur varsayımları açık şekilde belirtilmeli ve mümkünse farklı kur senaryoları test edilmelidir.
Kur değişiminin nakit akışı üzerindeki etkisinin göz ardı edilmesi FYY ödeme kapasitesinin olduğundan güçlü görünmesine neden olabilir.
İlave Kredi Nakit Akışına Nasıl Eklenmelidir?
Fizibilite sonucunda şirketin üretimini veya faaliyetlerini sürdürebilmek için ek işletme sermayesine ihtiyaç duyduğu tespit edilebilir.
Bu durumda FYY ilave finansman senaryosu ayrıca hazırlanmalıdır.
Yeni kredinin hangi tarihte şirkete gireceği, hangi amaçla kullanılacağı, ne kadar ek satış veya nakit yaratacağı ve yeni kredinin geri ödemelerinin hangi tarihlerde başlayacağı modele dahil edilmelidir.
İlave krediyi yalnızca nakit girişine yazıp ileride oluşturacağı faiz ve anapara ödemelerini dikkate almamak yanlış sonuç üretir.
Varlık Satışı ve Sermaye Artırımı Nakit Akışında Nasıl Gösterilir?
Şirketin borç azaltmak amacıyla gayrimenkul veya başka bir varlık satması planlanıyorsa satışın tahmini gerçekleşme tarihi ve net nakit etkisi projeksiyonda açıkça gösterilmelidir.
Aynı şekilde ortakların şirkete sermaye sağlaması planlanıyorsa bu kaynak yalnızca kesinliği ve zamanlaması makul ölçüde desteklenebildiği ölçüde finansal modele dahil edilmelidir.
Henüz gerçekleşmesi belirsiz bir varlık satışını veya sermaye girişini kesin nakit kaynağı gibi göstermek fizibilitenin güvenilirliğini azaltabilir.
Nakit Akışı ile FYY Ödeme Planı Nasıl Eşleştirilir?
FYY ödeme planı oluşturulurken her kredi taksiti nakit akışı projeksiyonunda ilgili ödeme dönemine yerleştirilmelidir.
Örneğin şirketin faaliyet yapısı nedeniyle yılın ilk altı ayında düşük, son altı ayında yüksek nakit ürettiği görülüyorsa eşit aylık taksitler şirket için uygun olmayabilir.
Sezonluk faaliyet gösteren işletmelerde ödeme planının nakit yaratılan dönemlere göre şekillendirilmesi değerlendirilebilir.
Bu nedenle FYY ödeme planının şirketin gerçek faaliyet döngüsüyle uyumlu olması yapılandırmanın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır.
FYY Nakit Akışı Projeksiyonunda En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Nakit akışı hazırlanırken yapılan en önemli hatalardan biri satış ile tahsilatın aynı kabul edilmesidir. Bunun yanında gerçekçi olmayan yüksek ciro tahminleri kullanılması, işletme sermayesinin unutulması ve finansman giderlerinin eksik hesaplanması da sık karşılaşılan sorunlardır.
Diğer önemli hatalar arasında vergi ödemelerinin dikkate alınmaması, zorunlu yatırımların sıfır kabul edilmesi, döviz riskinin modellenmemesi ve şirketin dönem sonunda hiç operasyonel nakit tutmadan faaliyet göstereceğinin varsayılması bulunmaktadır.
FYY nakit akışının amacı şirketi mümkün olduğunca güçlü göstermek değil, gerçekten uygulanabilecek ödeme planını bulmaktır.
Bankalara Sunulacak Nakit Akışı Nasıl Olmalıdır?
Bankalara sunulacak model mümkün olduğunca açık, izlenebilir ve varsayımları açıklanabilir olmalıdır.
Satış büyümesinin hangi gerekçeye dayandığı, tahsilat vadelerinin nasıl hesaplandığı, maliyet varsayımları, faiz ve kur tahminleri ve varsa varlık satışlarının zamanlaması ayrı bir varsayımlar bölümünde gösterilebilir.
Modelde bilanço, gelir tablosu ve nakit akışı arasında mümkün olduğunca finansal tutarlılık sağlanmalıdır.
Şirket yönetiminin banka görüşmelerinde kullandığı rakamların mali müşavirlik ve yönetim raporlamasındaki verilerle çelişmemesi de güvenilirlik açısından önemlidir.
FYY Nakit Akışı ile Fizibilite Raporu Arasındaki İlişki Nedir?
FYY fizibilite raporu şirketin finansal durumunu bütüncül olarak değerlendirirken nakit akışı projeksiyonu bu çalışmanın gelecekteki ödeme kapasitesini gösteren temel bölümlerinden biridir.
Fizibilitede şirketin satışları, kârlılığı, varlıkları, işletme sermayesi ve borçları analiz edilir. Nakit akışı ise tüm bu unsurların hangi dönemde gerçek para giriş ve çıkışına dönüştüğünü gösterir.
Bu nedenle sürdürülebilir bir FYYS ödeme planının nakit akışı projeksiyonuyla desteklenmesi son derece önemlidir.
Finansal Yeniden Yapılandırmada Nakit Akışı Danışmanlığı
Finansal Yeniden Yapılandırma nakit akışı projeksiyonu hazırlamak, yalnızca gelecekteki tahsilat ve ödemeleri bir tabloya yazmaktan ibaret değildir. Satış, kârlılık, bilanço, işletme sermayesi ve finansal borçların birbirleriyle tutarlı biçimde modellenmesi gerekir.
Teşvik Akademi olarak Finansal Yeniden Yapılandırma danışmanlığı kapsamında şirketlerin banka, leasing, faktoring ve diğer finansal kuruluş borçlarının analiz edilmesi, aylık ve uzun vadeli nakit akışı projeksiyonlarının hazırlanması, işletme sermayesi ihtiyacının hesaplanması, borç servis kapasitesinin belirlenmesi, baz ve stres senaryolarının oluşturulması ve bankalara sunulabilecek alternatif FYY ödeme planlarının modellenmesi konularında danışmanlık hizmeti sunuyoruz.
Şirketiniz Finansal Yeniden Yapılandırmaya hazırlanıyor ve mevcut banka borçlarınızın hangi ödeme planıyla sürdürülebilir hale gelebileceğini görmek istiyorsanız, FYY fizibilitesi ve nakit akışı projeksiyonunuzu oluşturmak için Teşvik Akademi ile iletişime geçebilirsiniz.
Not: Nakit akışının projeksiyon dönemi, kullanılan varsayımlar ve yapılandırma senaryoları şirketin sektörü, faaliyet döngüsü ve FYY dosyasının niteliğine göre değişebilir. Resmi FYY değerlendirmesinde yürürlükteki Çerçeve Anlaşma ve ilgili finansal kuruluşların talepleri ayrıca dikkate alınmalıdır.




